İki Tapınak

Tapınak gezmek, Çin'de yapılabilecek en keyifli, en yararlı ve ilginç etkinliklerden biri. Son iki haftasonu üst üste iki ayrı tapınağı gezdim. Biri kentin kuzeydoğusundaki Lama Tapınağı, diğeri ise kuzeydeki Büyük Çan Tapınağı. Budistlerin ibadeti ve ziyaretine hala açık olan bu iki tarihi tapınağın, diğer budist tapınaklardan ayrılan bazı farklı özellikleri var.
Lama Tapınağı, kentin kuzeydoğusunda, büyükelçiliklerin bulunduğu bölgeye yakın ve yabancıların yoğun yaşadığı bir kesimde bulunuyor. Dolayısıyla, yabancıların da sıkça ziyaret ettiği yerlerden biri. Tapınağın belki de en büyük özelliği, Guinnes Rekorlar kitabına giren Buda heykeli. Bütün bir sedir ağacının gövdesinden yapılmış ve boyanıp, cilalanıp, gerçek kumaştan pelerin ve aksesuarlarla süslenmiş olan heykel, tapınağın en arkadaki yapısında bulunuyor. Tüm tapınaklarda olduğu gibi içeride fotoğraf çekmek yasak olduğundan, 18 metre boyundaki bu dev heykeli görüntüleyemedim. Başımı yukarıya çevirip heykelin üst taraflarını ve tavanı seyrederken, önce heykelin buraya getirildiğini ve tapınağın yapımına sonradan başlandığını tahmin ettim. Zira bu kadar büyük bir heykeli sonradan yapının içine sokmak olanaksız.
Lama Tapınağı'nda ilgi çeken diğer bir unsur, Tibet'ten getirilen bazı belgelerin ve dini eşyaların sergilendiği bölüm. Buradaki aslından kopyalanmış ya da özgün eşyaları incelerken, Tibet'i görme isteğim daha da arttı.
Tapınağı gezdikten sonra yakınlarındaki Ditan Park'ta biraz soluklandık. Parktaki banklarda bizim gibi dinlenenleri ya da çifte kumrular gibi konuşan aşıkları görmek mümkündü. Bir de çocuk parkında oynayan çocuklar ve ağaçların arasında tai chi yapan yaşlı bir adam dikkatimizi çekti...
Ertesi hafta ise Uygur arkadaşım Gülgine ile kentin kuzeyinde, İkinci Çevre Yolu'nun batı taraflarında bulunan Büyük Çan Tapınağı'nı gezdim. Bu yıl Çin'de, Çin – Fransız Kültür Yılı'nın kutlanması nedeniyle, tapınakta ayrıca, Fransa'dan gelen tarihi çanların ve zillerin de sergilendiğini öğrendik. Bu sergi eylül ayına kadar sürecekmiş. O gün karşılaştığımız ikinci sürpriz ise, ünlü Çinli ressam Rui Yong De'nin Malezyalı bir turist topluluğuna yaptığı küçük gösteri oldu. Tapınakta resim sergisi ve atölyesi olarak kullanılan bölüme Malezyalı turistlerle birlikte girdik. Turistlerin rehberi bize İngilizce olarak ressam ve bu küçük etkinlik hakkında kısa bir ön bilgi verdi. Daha sonra da ressamın söylediklerini Gülgine İngilizce'ye çevirdi. Resimlerini bu atölye dışında Çin'in her yerinde bulup satınalabileceğimiz belirten Rui Yong De, iki dakika içinde bir resim çizeceğini, Çin'de başka hiçbir ressamın bu kadar kısa bir süre içinde bir resmi tamamlayamayacağını anlattı. Bir yandan resmi yaparken, diğer yandan resim hakkında konuşmaya başlayan Rui, gerçekten de birkaç dakika içinde çalışmasını tamamladı. Ortaya nefis bir at resmi çıktı. Ressam, bunun yanına Çince karakterlerle şans ve uzun ömür gibi anlamlar içeren ejderha, kartal sözcüklerini yazıp, kırmızı mürekkeple kendi mührünü basmayı ihmal etmedi. Bu gösteriyi izledikten sonra, atölyede sergilenen resimlere göz attık. Bunlar arasında, siyah, sarı ve kırmızı renkli 9 balığın resmedildiği otantik tarzda bir çalışmayı arkadaşıma armağan olarak aldım. Çin'deki her alışverişte olduğu gibi pazarlık da yaptık ve resmin fiyatını neredeyse yarıya indirdik.
Doğrusu ben en çok tapınağa adını veren büyük çanı merak ediyordum. Tapınağı gezerken karşımıza, kimisi 3 tondan ağır birçok büyük çan çıktı. Ama, asıl büyük çan, en arkadaki yapının içinde yer alıyordu. Yüksekliği 5 buçuk metre, çapı 3.3 metre olan 46 ton ağırlığındaki çanın, gerçekten etkileyici bir görüntüsü vardı. Çanın dışı tamamen Çince yazılarla doluydu. Bunlar 230 bin Çince karakterle yazılmış Budist sutralarmış. Aksamı mekanik olan çanın iç kısmında Sanskritçe yazılar da yer alıyormuş. Bu dev çan, Lama Tapınağı'ndaki Buda heykelinin aksine, Guinnes rekorlar kitabına girmediğine göre, daha büyüğü acaba nerede, diye merak ettim doğrusu... Çanın sesi de ayrı bir merak konusuydu benim için... Yetkililer bunu düşünmüşler ki; tapınağı ziyaret edenlere bir kayıt cihazından çanın sesi dinletiliyor. Ama, ben yine de gerçekten çalındığı anda yanında olup, bu etkileyici sesi dinlemek isterdim.
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor” bilinmez. Hangi dini inanca ve amaca hizmet ederse etsin, çanlar hep olumlu gelişmeler ve haberler için çalsın isterim.
Hepinize mutlu, huzurlu, sağlıklı günler dilerim. Hoşçakalın....
üye girişi yapınız


